Dinamitlenen ve yakılan camilerimizin öyküleri

02 Nisan 2018, Pazartesi
Dinamitlenen ve yakılan camilerimizin öyküleri

Kentimizin Osmanlı döneminde yapılan camileri, maalesef Kurtuluş günümüzde Yunan tarafından ya dinamitlenmiş ya da yakılmıştır. İlk cami olarak bilinen Burhaniye (Kocaçeşme) camisidir ve bugünkü yerinde 1877 tarihinde Hacı Müftü olarak bilinen bir eşraf tarafından yaptırılmıştır.

Burhaniye cami, su basmanı yani temel dolgusu, Gümüş çayından getirilen taşlarla yapılmış, duvarları ise kerpiç dediğimiz, pişmemiş çamur ve saman karışımından malzemeden inşa edilmiştir.


Bu camimizin yapım öyküsü olarak bir şehir efsanesi vardır ama hikâyenin aslı Turgutluda geçmiştir. Bu öyküyü araştırmacı Nebi Yıkaroğlu’nun anlatımından aktaralım; “1893 tarihinden itibaren Mehmet Efe ortalığı kasıp kavurmaya başlar. Zamanla Aydın ve çevresinde “Çakırcalı Mehmet Efe” adıyla nam salar. Menderes vadisinin tüm orta çığırını Turgutlu ve Salihli’yi egemenliği altına alır.  Efe, Kaya Köyde Rum inşaat ustalarına bir konak yaptırtır. Ne var ki daha sonra Turgutlu kaymakamı olacak olan Ahmet Şakir Bey, Ödemiş’te bulunduğu dönemde efenin Kaya Köy’de bulunan evini yaktırır. Bu nedenle efe kaymakama aşırı kinlenir. Efenin kininden korkan Kaymakam Ahmet Şakir tayinini Turgutlu’ya çıkartır. Ancak Çakırcalı’dan kurtulamaz, Efe kendisinden Kasabada bir kız Rüştiyesi ve bir de cami yaptırmasını ister.


O tarihlerde hükümet kuvvetleri Kasaba’da oldukça fazladır ve Turgutlu’ya girip çıkmak o kadar kolay değildir. Efe bir gün Sart ılıcaları civarında görünüp, Turgutlu ve Salihli’de bulunan zaptiyeleri üzerine çeker. Adamları zaptiyelerle müsademe ederken kendisi kızanlarından bir kaçı ile Turgutlu’ya gelir. Kaymakamı tehdit eder ve okul ile cami bu şekilde yapılır.


  Bugün Turgutlu'da Piyaleoğlu Caddesi’ndeki Çakıcı cami, 1906 yılında, Çakıcı Mehmet Efe’nin emriyle, o dönemki Kasaba Kaymakamı Şakir Bey tarafından yaptırılmıştır. Önceleri “Kaymakam Camii” diye de anılan bu cami, bugün Çakıcı Camii adıyla bilinmektedir... “   Yunan, 5 Eylül 1922 günü kentimizden çekilirken, ne yazık ki Burhaniye Camini dinamitle havaya uçurmuştur. Orijinal binadan günümüze sadece Minaresi kalmıştır. Burhaniye Cami, Aksekili Hacı Abdullah ve hayırsever diğer hemşerilerimizin maddi katkıları ile 1949 ve 1953 yılları arasında yeniden inşa edilmiştir. 1980’li yıllarda da restore edilip, çevre düzenlemesi yapılmıştır. Yunan’ın çıkardığı yangından nasibini alan bir başka cami, aslında o yıllardaki çarşının göbeğinde kalan ve pazarcı esnafının katkıları ile 1885 yılında, eski mezarlığın köşesinde, ahşap ve kâgirden inşa edilen Çarşı Mescididir. 
O yıllarda “Orta Cami” olarak da anılan, Mescit, 1930 yılında, Necati beyin önderliği ve halkın bağışları ile Çarşı cami olarak tekrar inşa edilip ibadete açılmıştır.


Aslında, Yunanın çıkardığı yangınlardan tüm şehir etkilenmiştir. Daha önceki yazılarımızda bahsettiğimiz Hamidiye Camisinin kubbe şeklindeki, kurşunla kaplı tavanı da, 5 Eylül 1922’de, Yunanın çıkardığı yangın sonucu çökmüştür. Yunan, Kocaçeşme mahallesinden, İstasyona çekilirken şehrimizin özellikle Mithatpaşa Caddesine yakın önemli ev ve işyerlerini de “Yangın Mangaları” tarafından ateşe vermiştir.


Bugünkü Turgutbey İş Hanının bulunduğu yerde öğrenim veren “Salihli Rüştiye’si” de yangından nasibini alan eğitim kurumumuzdu.


İşgal ettikleri günden, kaçtıkları güne kadar, Karargâh Binası olarak kullandıkları Kuşçubaşı Köşkünü de dinamitlemeyi unutmadılar.


Şehrin neredeyse 3/2’si yangınlar sonucu oturulamayacak halde, halk sokaklarda aç ve perişandı. Son yaktıkları bina da İstasyon, Gar binasıdır. Salihli yangını yaklaşık 42 saat sonra Mustafa Kemal’in askerleri ve halk tarafından güçlükle söndürülebilmiştir.
Bir daha benzer günler yaşayıp, görmememiz dileği ile iyi haftalar…

Mustafa Uçar

 

Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Salihli Sektör Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Obisis.com