İki heykel iki hikaye ...

09 Mayıs 2018, Çarşamba
İki heykel iki hikaye ...

Önceki birkaç yazımızda, Lidya ve başkenti Sardes hakkında yazmaya başlamamızın sebebi, kentimizin gelişmesinde önemli bir ayağın turizm olacağına olan inancımızdır.

Kentimizin, turizm ayağında önceliği ise tarihtir. Kentimizin sınırları içinde; 26 bin yıllık fosil ayak izleri ile başlayan tarih, Seha Irmağı Uygarlığı, Lidyalılar ve Kurtuluş savaşı ile devam eder ancak tarih konusunda bilgilerimiz ya zayıf ya da yanlıştır. Yanlışlarımızı düzeltmek için maalesef pek fazla gayret de etmiyoruz.


Bakınız kent merkezimizin orta yerinde “Altın Döken Lidya Emekçisi” heykeli vardır, oldukça güzel ve anlamlı bir sanat eseridir ama kaidesindeki tanıtım plakasında küçücük bir hata vardır. Bu kusuru düzeltmemiz için defalarca ilgililerle yaptığımız konuşmalar dikkate alınmadı.


Heykeli yaptıran zamanın başkanı açılışında; “ Devlet Sanatçısı Heykeltıraş Metin Yurdanur’un ‘Altın Döken Lidya Emekçisinin’ heykelini dikmeyi uygun gördük. Bu seçimle Antik Çağ Lidya Uygarlığı’nın çok önemli merkezi başkenti ilklerin kenti, altın sikkenin ilk döküldüğü ekonominin merkezi Sart Kasabası ile Salihli arasındaki tarihsel bağı kurmaya çalıştık. Hem de refahın, zenginliği, gönencin yaratıcısı, her alandaki üretimin temel unsuru en yüce değer üretken emeğe ve emekçiye saygılarımızı ifade etmek istedik.”açıklamasını yapmıştı.
Paranın icadı, MÖ 670 yılına uzanır ama ilgili heykelin kaidesindeki açıklamada “  Sardis’de MÖ 546 yılında İlk Altın Parayı Dökenler Anısına” yazan bir plaket vardır. Lidya ve Sardes ile tarihsel bağımızın ne kadar kopuk olduğumuzun bir belgesidir.
Beyler MÖ 546’da bırakın altın para dökmeyi, Lidyalılar o yılda tarihten döküldüler. Perslere yenilen Lidya Krallığı MÖ 546’da tarih sahnesinden çekildi. Buraları gezmeye gelen yerli yabancı turistlerin rehberlerinden ve ellerindeki broşürlerden, tarihi bilgilere bizlerden fazla bilgi sahibi olduklarını da dikkate alınız. Bu ayıpla yaşamayı kendinize yediriyorsanız bırakın o plaket orada kalsın, günümüzde, Lidya’nın   merkezinde yaşayanların ilgisizliğini tüm dünya öğrensin..
Nazmi Efe Heykeli

Bugün, bu topraklarda yaşayanların çoğunluğu eminim ki Nazmi Efe’yi de, heykelinin ve kabrinin de nerede olduğunu bilmiyorlar. Oysa bu yiğit Efe, tek başına bir tabur Yunan askeri ile bir gün süren savaş vermiştir. Kendisi Sart Mahallesindendir.
Kurtuluş Savaşı başlarında Birgi – Bozdağ – Gölcük Cephesini kurarak Yunanlılarla çarpışan; Yerel ayaklanmaların bastırılmasına katılan, Postlu Mestan Efe’nin yanında görev almış kızanlarındandır.
Postlu Mestan Efe’den çoktandır görmediği ailesini ziyaret etmek için izin alan Nazmi Efe, Bozdağ’dan, köyü olan Sart’a gitmek için atıyla yola çıkar. Çamurhamamı köyünden geçer, amacı Sart tepesinden köyüne inmektir ama bakar ki köyü Yunan askerlerinin işgali altındadır. Hemen atından iner, Yunan askerlerine tek kırma tüfeği ile ateş etmeye başlar. Her sıktığı mermiden sonra yer değiştirirken namluya yeni mermi sürer. O kadar sık yer ve hızlı yer değiştirir ki Yunan karşısında güçlü bir Kuvayı Milliye grubu var sanır. Çatışma akşam saatlerine kadar devam eder, ta ki Nazmi Efe’nin fişeklikleri boşalmış mermisi bitmiştir. İşte o zaman Yunan Nazmi Efe’yi şehit ederler. Tarih 25 Haziran 1920’dir. Bu tarih, Salihli’nin Yunan işgalinden bir gün öncesidir.
Nazmi Efe’nin kabri, şehit olduğu yerde, Sardes Kalesi yamaçlarında yer almaktadır. Buraya belli belirsiz bir patikayla oldukça dik bir yamaçtan yaklaşık 20 dakikalık bir tırmanışla çıkılır. Mezarın bulunduğu yer yüksek bir boyun noktası gibi hafif düzlüktür. Bir tarafı Artemis Tapınağına, diğer tarafı da Sardes Gimnasium’una bakar. Buradan bütün Salihli Ovası, Bintepeler, Göl Marmara kuşbakışı görülür. Sanki halen buraları koruyup gözetiyor gibidir. Ne yazık ki aşağıdakiler bundan haberdar değildir.
Nazmi Efe’nin köyünde, günümüz Sart mahallesinde iki heykeli vardır; birisi Yukarı Sart mahallesinin ortasında, diğeri Gymnasium’un önünde, bayrak direklerinin batı tarafındadır ve  sanki hala düşmanı gözlemektedir.


Mustafa Uçar

 

 

Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Salihli Sektör Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Obisis.com