Salihli ve çevresinde Yunan zulmü

03 Ağustos 2018, Cuma
Salihli ve çevresinde Yunan zulmü

Genç kalem: Fuat Uçar : "Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı."


Yazıma, Vatan Şairi Mehmet Akif'in yazdığı İstiklal Marşımızdan bir dörtlükle başlamak istedim. Çünkü güzel yurdumuzun her bir karış toprağı aziz şehitlerimizin anılarıyla dolu. Bu yüzden Salihli'de de bastığımız yerlerin bir toprak parçası olmadığını ve Salihli'nin her bir karış toprağının aziz şehitlerimizin anılarıyla dolu olduğunu vurgulamak gerekir. Bu amaçla, Millî Mücadele döneminde Salihli'nin Yunanlılar tarafından işgalini ve buna karşılık vermiş olduğu kurtuluş mücadelesini her daim anlatmayı görev bilmemiz gerekir. Bu vesileyle yazımızda, Salihli'nin kurtuluş günü olan 5 Eylül'e yaklaşmamız münasebetiyle Salihli'nin yaşadığı zulüm, zorluklar ve kurtuluş mücadelesi üzerinde durulacaktır. Yazımız 4 bölüm halinde ele alınacak olup, 5 Eylül tarihine kadar her hafta çıkacak şekilde planlanmıştır. Asıl amaç, Salihlililere Salihli'nin o dönemlerde yaşadıklarını hatırlatmak ve unutulmasına müsaade etmemektir. Bilhassa gençlerimizin konuya hassasiyet göstermeleri gerekir. Yazımı, 4 bölüm halinde yazacağımı belirtmiştim. Bu hafta ilk bölüm olarak, İşgale Giden Süreç; haftaya ikinci bölüm, Salihli'nin İşgali ve Kurtuluş Çabaları; devam eden süreçte üçüncü bölüm, 5 Eylül Salihli'nin Kurtuluşu ve son bölüm, Salihli'nin Kurtuluşuna Dair Bir Değerlendirme başlıklı yazımız ile 4 hafta yayımlanacak yazılarımıza son vereceğiz. Burada önemle üzerinde durulması gereken bir diğer husus ise, burada yazılanlar konunun özeti mahiyetindedir. Yazıyı yazma amacımızı paylaştıktan sonra, Salihli ve çevresinde yaşanan Yunan zulmü konusunda, az önce ifade ettiğim gibi bu haftaki yazımızda, işgale giden süreci anlatmaya çalışacağım.

İşgale Giden Süreç

1. Dünya Savaşı'ndan yenik ayrılan Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918'de koşulları çok ağır olan Mondros Ateşkes Antlaşması'nı imzalamak zorunda kalmıştı. Oldukça zor geçen 4 yıllık savaş sonunda milletimizi daha da zorlu yıllar bekliyordu. Paris Barış Konferansı'nda İzmir'in işgali konusunda İngiltere ve Fransa, İtalya'nın Akdeniz'de yayılmasını engellemek amacıyla Yunanistan'ı destekleyince Yunanistan, bu işgali gerçekleştirmek için çalışmalara başlamıştır. İzmir'in 15 Mayıs 1919'da Yunanlılar tarafından işgali birçok şehrimizi de tedirgin etmişti ve bu işgallerden nasibini Salihli de alacaktı. Yunanlılar Manisa, Turgutlu ve Akhisar'ı işgal etmişler ve sıra Salihli'ye gelmişti. Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında başlayan işgal hareketleri, ordunun terhis edilerek dağıtılması ve İstanbul Hükümeti'nin işgaller karşısındaki pasif tutumu sonucunda halk, direniş birlikleri oluşturmak zorunda kalmıştı. Bu durum da, Kuvay-ı Milliye'nin doğuşunu hızlandırmıştı. Sıranın Salihli'ye gelmekte olduğunu gören Salihli'nin ileri gelenleri toplanarak Ahmetli'ye kadar gelmiş olan Yunanlıları silahla karşılamaya karar vermişlerdi. Daha sonra, Batı Anadolu'nun her tarafında buna benzer hareketlerin başlaması birleşme fikrini doğurmuştu ve Alaşehir'de kongre toplanmasına karar verilmişti. Sivas Kongresi'nden önce doğu vilayetlerinde olduğu gibi Balıkesir, Manisa, Denizli, Alaşehir ve Uşak illerini kapsayan bir kongre Alaşehir'de toplandı. 16-25 Ağustos 1919 tarihleri arasında toplanan Alaşehir Kongresi, oldukça faydalı ve gerekliydi. Çünkü İzmir'in işgalinden sonra kurulan bölgesel direniş örgütlerini tek bir çatı altında toplamak gerekiyordu. İşte bu Millî Mücadele yanlısı cemiyetlerin tek çatı altında toplanması konusunda Alaşehir Kongresi, tarihimizde önemli bir yere sahiptir. Kongrede İslam düşmanı millete karşı Anadolu'da bir karış toprak verilmeyeceği vurgulanmıştır. Batı Anadolu kongreler zincirinin önemli bir halkasını teşkil eden Alaşehir Kongresi ile Batı Anadolu kasaba ve merkezlerindeki teşkilatlanma yeniden organize edilmiş ve özellikle Kuvay-ı Milliye daha disiplinli hale sokulmuştur. Kongre; Balıkesir delegesi, Hacim Muhittin (Çarıklı) Bey'in başkanlığında olmak üzere Aydın, Nazilli, Sarayköy, Buldan, Ödemiş, Manisa, Salihli, Alaşehir, Akhisar, Gördes, Kula, Eşme, Sındırgı, Demirci, Uşak, Soma, Balıkesir, Ayvalık, Afyonkarahisar ve İnegöl olmak üzere 21 merkezin Redd-i İlhak heyetlerince seçilen 42 temsilciden oluşuyordu ve kongrenin amacının Yunanlıların yapmış olduğu kötülükleri dünya medeniyet alemine duyurmak ve onları Anadolu'dan kovmak olduğu belirtilmişti. Burada üzerinde durulması gereken bir diğer konu ise, Balıkesir Kongreleri'dir. Çünkü, toplamda 5 kere toplanan Balıkesir Kongreleri'nin ikincisi, Alaşehir Kongresi'nin temelini oluşturuyordu. Görüldüğü gibi, Batı Anadolu kasaba ve merkezlerinde, Yunan işgalinden kurtulmanın yolları aranıyordu. Kurtuluş yolu arayan kasabalardan biri de Salihli'ydi. (Haftaya devam edecek.)


Not: Yazı ile ilgili her türlü görüş, öneri, düşünce ve eleştirilerinizi "fuatt_ucar@hotmail.com" adlı e-posta adresine iletmeniz, yazarın gönülden isteğidir.

DEVAMI HAFTAYA...

Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Salihli Sektör Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Obisis.com